Bölüm Hakkında

Dekanımızın Mesajı

Sevgili Gençler,

Mimarlık ve Tasarım Fakültemiz, bugünün yanı sıra geleceğin akademik ve kültürel ortamlarından biri olmayı amaçlar. Bu çerçevede, mimarlık ve tasarım öğrenimini değişen koşullara göre yeniden tanımlayarak, sürekli yenileşimci öğrenim modelleri kurarak; yeni nesil, liderlik ve rekabet gücü yüksek mimarların, tasarımcıların ve akademisyenlerin yetişmesine olanak sağlayarak kendine sıra dışı bir pozisyon tanımlar, kendine sıra dışı bir ortam kurar.

Kuşkusuz, sıradan olmakla sıra dışı olmak arasındaki önemli fark sıra dışı ekinin içeriğinde belirginleşir. Dolayısıyla fakültemizi sıradan örneklerden ayıran ve öğrenim içeriklerini güçlendiren ilkeleri vardır. Mimarlık ve tasarımı sadece bir meslek olarak değil bir iş yapma, işimizi iyi yapma yöntemi olarak benimseriz...

Bugünün ve gelecek yüzyılın akademik ve kültürel ortamını ortak amaçlarımız çerçevesinde birlikte gerçekleştirmek üzere aramıza hoş geldiniz… Sıra dışı bir okuldan mezun olmanın haklı gururunu doya doya yaşayacağınız ve yaşatacağınız günlere erişmeniz dileğiyle.

Prof. Dr. Tayyibe Nur Çağlar

 

Bölüm Başkanımızın Mesajı

 

Sevgili adaylar, değerli anne ve babalar,

Çok zorlu bir sürecin ardından önemli bir kararın eşiğindesiniz. Puanlar, sıralamalar, tercih atlasları ve tanıtımların arasından geçip gelecekle ilgili önemli bir karar almak üzeresiniz.

Bu kararı almadan önce sizlerle yüz yüze tanışmayı, mimarlık, mimarlık eğitimi, tasarım üzerine konuşabilmeyi arzu ediyoruz. Tercih döneminde düzenlenen tanıtım günlerinin dışında yıl boyu her an bizi ziyaret edebilirsiniz. TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü olarak, 2024 yılı sonunda tamamlanan, çağdaş Türkiye mimarlığının nitelikli bir örneği ve ödüllü yeni fakülte binamızdaki uluslararası standartlardaki stüdyolarımızda, 7 gün 24 saat açık ortak çalışma alanlarında eğitim anlayışımızı yerinde görebilir, merak ettiklerinizi sorabilir, öğrencilerimizden ve bizlerden bilgi alabilirsiniz.

Mekân, yaşantılarımızı anlamlı kılar; düzenler. Mimarlık, mekân aracılığıyla duygusal ve entelektüel dünyamızın ihtiyaç duyduğu, talep ettiği, düşlediği gerçekliğe fırsat yaratır. Mimarı, bir senfoni bestecisi gibi hayal edebilirsiniz. Mimari tasarımı ise müzisyenlerin, müzik aletlerinin etrafta olmadığı süreçte farklı enstrümanları, melodileri, ritimleri, sesler arasındaki sessizlikleri düşleyip, o seslere benzemeyen notalar yoluyla temsil edip bir besteye dönüştürmeye benzetebiliriz. Mimari yapının unsurları saymakla bitmez. Duvarlar, döşemeler, kapılar, pencereler, çatılar, kolonlar, kirişler, doğramalar, ışık, gölge, tesisat, bütçe, mekânın fırsat vereceği yaşantı, eylem ve deneyimler, yükleyeceğimiz anlamlar, biriktireceğimiz anılar; kısacası sayabildiğimiz, görebildiğimiz ve göremediğimiz her şey ve onların arasındaki diğer tüm doluluk ve boşlukların bir araya gelmesiyle mimari yapıyı elde ederiz. Mimar, sesleri farklı biçimlerde bir araya getiren besteci gibi bu unsurları farklı niyetlerle, farklı boyut ve seçeneklerle bir bütün haline getirir. Bu bütün, parçaların yan yana gelmesinden, salt toplamından fazla, farklı bir şeydir. Tıpkı bir senfoninin, seslerin ardı ardına çalınmasından fazlası olduğu gibi. Tasarım ise en başta verilmiş bir karar değil süreçtir. Defalarca yeniden çıkılan, her seferinde de daha az gidilmiş yolun seçildiği keşif yolculuğudur.

Mimarlık eğitimi bu yolculuk boyunca yol gösterecek, hatta yolu açacak, yeni yollar döşeyecek araçları keşfetmenizi, bilgiyi üretmenizi sağlar; deneyimleri sunar. Doğal yaşamın milyonlarca yıllık tecrübesinden, insanlığın inşa ve imar bilgisi ve görgüsünden süzdüklerimizi bugünün ihtiyaçları ve teknolojisi; geleceğin olasılık ve fırsatları bağlamında paylaşma, tartışma, sorgulama ve deneme fırsatıdır.

TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü olarak sizi davet ettiğimiz mimarlık eğitimi yolculuğunun hedefi bir diploma veya meslek değil, dünü tartışıp sorgulama, bugünü anlama, geleceği ise olumlu yönde değiştirme olasılığıdır. Çünkü geleceği bugünün krizlerine verdiğimiz yanıtlarla belirliyoruz. İklim krizinin doğal ve yapılı çevre üzerindeki baskısı; yaşanan büyük insanlık dramları, doğal afetler nitelikli mimarlığın bir lüks, ayrıcalıklı bir tüketim biçimi olmadığını aksine temel bir insan hakkı ve sağlıklı doğal yaşam için zorunluluk olduğunu hatırlatmaya devam ediyor.

Yapay zekânın hayatımızın hemen her alanında, aktör, araç, ajan, ortak olarak etkin olduğu bir dönemdeyiz. Yapay zekâ bizim yerimize neler yapabilir, neleri yapmalı, ne kadar yapmalı soruları gelecek planlarımız, kariyer hedeflerimiz için belirleyici hale geldi. En sıradan işlerimiz, meselelerimiz için bile başvurduğumuz yapay zekânın gelecekte mesleklerimizi de ikame edebileceği düşüncesi, meslek seçmeye çalışan gençlerin endişelerini artırıyor ve gündemini işgal ediyor.

Böyle bir zamanda mekân üzerine, mimarlık eğitimi almak, mimar olmak hakkında konuşmak, özellikle de henüz ilgi ve hedefleri konusunda kararsızlık yaşayan gençlere mimar olabileceklerini, dünyayı değiştirip dönüştürebileceklerini söylemek iddialı gelebilir. Oysa mimar, bir entelektüel, bir uzman olarak yaratıcı düşünceyi, analitik bakışı, eleştirel duruşu tekniğe indirgemeden birleştirebilme becerisine sahiptir. Mimarın hiç azalmayan öğrenme ve keşif ihtiyacı, başkalarının ihtiyaçlarına duyarlılığı, yapay zekâ ve kalkınma odaklı bir çağda, sağlıklı ve nitelikli yapılı ve doğal çevrelerin teminatı olarak görülmelidir. Gelecekte “daha hızlı ve daha fazla çizmeye” değil bunları yapacak teknolojiye yön verebilen entelektüel kapasite ve inisiyatif alma becerisine yatırım yapanların pozisyonlarını koruyabileceğini ve sektöre yön vereceğini öngörüyoruz.

TOBB ETÜ Mimarlık Bölümü olarak kapsayıcı, çeşitliliğe açık, erişilebilir, yaşayan ve yaşatan mimarlık için merkezinde tasarım süreci olan, teknolojiyle, tarih, kuram ve kültürle, temsil ve iletişimle örülmüş eğitim anlayışımızla gurur duyuyoruz. Eğitim dilimiz %30 İngilizce olmakla birlikte öğrencilerimiz, zorunlu ikinci yabancı dil dersleri ve katıldıkları Erasmus proje ve programları sayesinde birden fazla yabancı dile ileri düzeyde hâkim durumdadır. Ülkemizde mimarlık bölümlerini akredite etmeye yetkili tek kurum olan Mimarlık Eğitimi Akreditasyon Derneği’nden 2024 yılında aldığımız Program Akreditasyonu, nitelikli mimarlık eğitimi vizyonumuzun, kalite güvence sistemine inancımızın en önemli göstergesi.

2026 yılı içinde yaptığımız araştırmanın sonuçlarına göre mezunlarımızın %60’ının personel sayısı 21 ve üstü olan kurumsal firmalarda çalışıyor olması; %72’sinin en fazla bir defa iş değiştirmiş olması; %73’nün tam zamanlı bir işe sahip olması; %26’sının yüksek lisans ve doktora çalışmalarını sürdürüyor olması; %78’inin mimarlık ve ilgili sektörlerde çalışıyor olması özgün eğitim modelimizin ve mezun profilimizin potansiyelini ortaya koyuyor. Mezunlarımız bilgi ve yetkinlikleriyle, kazandıkları 21. yüzyıl becerileriyle kurumsal yapılarda, istikrarlı bir profille kariyerlerini sürdürüyorlar.

Sizleri çağdaş mimarlığın nitelikli bir örneği olan yeni binamızda; öğrenmeye ve gelişmeye açık, sağlıklı bir özgüvene sahip, duyarlı entelektüeller; en az iki yabancı dil bilen; Ortak Eğitim uygulaması ile en az 1 yıllık staj deneyimiyle yetişmiş geleceğin mimarları olarak aramızda görmek istiyoruz. Mezunlarımız ve öğrencilerimizle birlikte inşa ettiğimiz kültürle kök salmaya, geleceği birlikte tasarlamaya davet ediyoruz.

Doç. Dr. Aktan Acar