TOBB ETÜ-GSF, 7. Kuruluş Yıldönümü Dolayısıyla “Tasarım Kültürü ve Eğitimi” Konulu Panel Düzenledi

05/04/2012

TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (TOBB ETÜ-GSF), 7. Kuruluş Yıldönümü dolayısıyla 4 Nisan 2012 tarihinde "Tasarım Kültürü ve Eğitimi" konulu panel düzenledi. Tasarımın farklı alanlarından profesyonellerle, öğrencileri ve akademisyenleri buluşturmayı amaçlayan panele, konuşmacı olarak Belgin Koz (Mimar), Dr. Hakan Gürsu (Endüstri ürünleri tasarımcısı-ODTÜ Öğretim Üyesi), Murat Dorkip (Grafik tasarımcı), Sırma Bradley (Sanat yönetmeni) ve Şafak Tokur (Moda tasarımcısı) konuşmacı olarak katıldı.

Gazi Üniversitesi Müzik Bölümü'nden 3 araştırma görevlisinin gerçekleştirdiği müzik dinletisi ile başlayan panelin açılışında konuşan TOBB ETÜ GSF Dekanı Prof. Dr. Vedat Özsoy, fakültenin 2005 yılında kurulduğunu ve 2007-2008 öğretim yılında ilk öğrencilerini kabul ettiğini belirterek, az öğrenci ile nitelikli mezunlar veren bir fakülte olmayı amaçladıklarını söyledi. Müfredatı çağdaş gelişmelere göre düzenlediklerini ve bu yönde eğitim verdiklerini anlatan Özsoy, ancak tecrübeli tasarımcıların birikimlerinden yararlanmanın da önemli olduğunu bildiklerini kaydetti. Bu tip toplantıların tecrübeli tasarımcıların bir araya gelerek düşüncelerini gençlere aktarmaları açısından çok önemli olduğunun altını çizen Özsoy, "Bir ressam ve eğitimci olarak, sadece okulda okutulanların sanatçı veya tasarımcı olmaya yetmeyeceğini biliyorum. Tüm öğrencilerimiz tecrübeli tasarımcılarımızın anlatacaklarını çok iyi dinlerse, kendi kazanımları olacaktır. Anlatılacak güzel örnekleri görmeleri ve dinlemeleri, kendilerine bir yol açmalarını kolaylaştıracaktır" diye konuştu.

Panelde ilk sözü alan Belgin Koz, bir mimar olarak 2006 yılından bu yana iş dünyasının içinde olduğunu ifade ederek kendi alanında; işi sipariş eden işveren, işe izin veren belediye ve işi sahada uygulayan müteahhitlerle çalıştığını söyledi. Mimar olarak birikiminizle, işi sipariş edenin düşüncelerini netleştirerek projeyi daha yükseğe çekmek gerektiğini anlatan Koz, "İçi ve dışı birbiriyle uyumlu, içinde keyifli vakit geçirilebilen, 10-15 yıl sonra bile konuşulan ve dikkat çeken projeler peşinde olun. Çok gezin, çok dikkatle inceleyin ki detaylar üzerinde durabilesiniz. Çünkü detaylar projenin kimliği gibidir. Mimarlık okulları size sadece bir yol açabilir. Kendinizi geliştirmek ise size kalmış bir şey. Hobilerinizi  sanat dallarından seçmeniz de başarılı bir mimar olmanıza yardım eder" dedi.

Sanat yönetmeni Sırma Bradley ise Türk sinemasında hep vakit ve nakit sorunu bulunduğunu ve işini bu kısıtlar altında yapması gerektiğini anlatarak, kendi işinde de detayların çok önemli olduğunu söyledi. Mesleğinin en güzel yanının, yaptığı hiçbir işin diğerine benzememesi olduğunu belirten Bradley, "Bu nedenle kolay bir meslek değil. Sürekli öğrenmekten hiç vazgeçmemelisiniz. Mesai, cumartesi-pazar tatili kavramı yok. Sürekli gezip mekan bakmalısınız, objelerle haşır neşir olmalısınız. Ama küçüklüğümden bu yana böyle bir hayat, yani sürekli dışarıda olunan ve insanlarla ekip halinde ortak birşeyler üretilen bir iş istiyordum. Şu anda yaptığım işten yana çok mutluyum" şeklinde konuştu. 

Moda tasarımcısı Şafak Tokur ise 2 yıldır İstanbul Moda Haftası'nın koleksiyonlarını yaptığını ifade ederek, 'Selam' ve Selam-2' koleksiyonlarını anlattı. Koleksiyonlarının Mevlevilik ve semazen kültürü ile ilgili olduğunu, Allah'a duyulan aşka odaklandığını vurgulayan Tokur, "Türk kültürünü geleneksel bir çerçeveden çok, gelenekselden yararlanan ancak global bir bakış açısıyla yorumlamak önemli. İyi bir tasarım ise insan odaklı olmalı.  Bu, farkındalık yaratarak diğer tasarımcılar arasından sıyrılmak için de önemli" diye konuştu.

Endüstri ürünleri tasarımcısı ve ODTÜ Öğretim Üyesi Dr. Hakan Gürsu ise günümüz dünyasında insanların birçok çözümü hizmet olarak satın almaları nedeniyle yaratıcılığın daha önem kazandığını anlatarak, ancak buna karşılık okulların 'klişe' elemanlar yetiştirdiğini söyledi. Türkiye'deki eğitim sisteminin de 'klişe' eleman yetiştirmenin üzerinde çok etkisi olduğunu ifade eden Gürsu "Ama yaratıcılık ve inovasyon eğitimi sadece okulda yapılacak  bir şey değildir. Tasarım eğitimi almış kişi, yaşam boyunca öğrenmekten vazgeçmemeli. Günümüzde yaratıcı olmak kolay değil. Çünkü bilgisayar ve enformasyon olayı var. Bilgisayar sizi enforme eder, bilgi vermez. Şu anki görüntümüz, bilgilenme toplumu olduğumuz yönündedir, bilgi toplumu değiliz. Oysa yaratıcı düşüncenin kaynağı ise bilgi ağacıdır. Bilgi toplumu süreci sürdürülebilirdir. Bilgi toplarsanız hayal gücünüz tasarıma dönüşür ve katma değer yaratabilirsiniz. Tasarımın hedefi katma değer yaratmaktır. Bunu da unutmayalım" dedi.

Grafik tasarımcı Murat Dorkip ise Hava Kuvvetleri Komutanlığı'nın 100'üncü Kuruluş Yıldönümü kapsamında grafik tasarımını yaptığı tekli F-16 gösteri uçağı Solotürk Projesi hakkında bilgi verdi. Benzeri uçakları bulunan ülkelerin (Hollanda, Belçika, Singapur, ABD vb.) rakip analizi ile işe başladığını anlatan Dorkip, tasarım, tasarım süreçleri, tasarım seçimi, 3D modelleme ve onay süreçlerini anlattı. Dorkip, projenin başlangıcında Komutanlığın kırmızı renk ağırlığı beklentisi bulunduğunun kendisine aktarıldığını ancak sonuçta ortaya siyah, beyaz, gri ve sarının kullanıldığı bir tasarım çıktığını söyledi.  Kırmızı rengin bir çok ülkenin gösteri uçaklarında kullanılması nedeniyle kendisinde bir olumsuzluk yarattığını vurgulayan Dorkip "Saatte 1.200 kilometre hızla giden bir uçağın gözle rahat izlenebilmesinden yola çıkıp, gökyüzünün çeşit çeşit renklerini üzerinde taşıması ile Hava Kuvvetleri ve Türkiye'nin simgelerini birleştirdim. Onay için yapılan sunumda tek defada kabul gördü. Solotürk, sürekli ödülleri toplayan Hollanda uçağını tahtından indirip ödül kazandı. Yani siz tasarımcı olarak mükemmele ulaşıp kendiniz beğendiğinizde, bunu müşterinize anlatabilmeniz ve kabul etmesi çok kolaylaşıyor" şeklinde konuştu.     

Share/Save